
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Bergama Şubesi, artan hayat pahalılığı, maaş zamları ve çalışma koşullarına ilişkin taleplerini dile getirmek amacıyla 14 Ocak iş bırakma eylemi kapsamında basın açıklaması yaptı.
KESK tarafından yapılan açıklamada, kamu emekçilerinin ve emeklilerin uzun süredir geçim sıkıntısı yaşadığı belirtilerek, açıklanan maaş artışlarının gerçek enflasyon karşısında yetersiz kaldığı ifade edildi. Açıklamada, TÜİK verileri, Merkez Bankası enflasyon tahminleri ve toplu sözleşme süreçleri eleştirilirken; kira, ulaşım, sağlık ve temel tüketim kalemlerindeki artışların maaş zamlarını kısa sürede erittiği vurgulandı.
Basın açıklamasında ayrıca, kamu emekçilerinin yaşadığı ekonomik sıkıntıların yalnızca iktidarın değil, toplu sözleşme süreçlerinde etkili olan sendikal yapıların ve Hakem Kurulu’nun da sorumluluğunda olduğu ifade edildi. KESK, maaşlara ek zam yapılması, seyyanen ödemelerin taban maaşa yansıtılması, 3600 ek gösterge, grevli toplu sözleşme hakkı ve en düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması gibi taleplerini kamuoyuyla paylaştı.
KESK Bergama Şubesi, açıklamasında kamu emekçilerini ve tüm emek kesimlerini örgütlü mücadeleye çağırdı.
GEÇİNEMİYORUZ!
İNSANCA BİR YAŞAM İÇİN BUGÜN HİZMET ÜRETMİYORUZ!
EMEĞİMİZİN KARŞILIĞINI İSTİYORUZ!
Hepimizin hak ettiği insanca yaşam koşulları için bugün en temel hakkımızı, üretimden gelen gücümüzü kullanıyor, iş bırakıyoruz.
Bize neden iş bırakıyorsunuz? Ne talep ediyorsunuz? diye soranlara cevabımız nettir.
Yıllardır “geçinemiyoruz” diye haykırıyoruz. Ancak ülkeyi yönetenler bu haykırışa kulak tıkıyorlar. Duymazdan geliyorlar.
Geçinemiyoruz! Çünkü;
TÜİK’in sahte verilerine göre bile en yüksek enflasyon sıralamasında dünya beşinciliğine yükselen bir ülkede yaşıyoruz. Buna rağmen maaşlarımız Merkez Bankası’nın tutmayan enflasyon tahminlerine ve TÜİK’in verilerine göre artırılıyor.
5 Ocak’ta açıklanan verilere göre maaşlar yüzde 18,60 artacak deniliyor. Ancak bu artışın içinde enflasyon farkı da var. Kamu emekçileri olarak 2026’ya taban aylıklara yapılan bin TL seyyanen artış dâhil ortalama yüzde 12,5 zamla girdik.
Buna karşın toplu taşıma, sağlık, muayene ücretleri, köprü ve otoyol geçişleri başta olmak üzere tüm kalemlere maaş artışımızın en az iki katı zam yapıldı. Kiralara yüzde 35 zam geldi.
Bu tablo ilk kez yaşanmıyor. Toplu sözleşme adı altında sergilenen danışıklı dövüşlerin faturası bizlere yoksulluk olarak kesiliyor.
Sorun kaynak yokluğu değil, kaynakların kim için kullanıldığı sorunudur. Vergi yükü yine emekçilerin sırtına yüklenmiş, bir avuç azınlık zenginleştirilmiştir.
Biz kapıkulu değiliz, kamu emekçisiyiz!
Taleplerimiz nettir:
Kurtuluş yok tek başına!
Ya hep beraber, ya hiçbirimiz!
Yaşasın örgütlü mücadelemiz!
Yaşasın KESK!
